Gölyazı, Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı bir mahallenin adıdır. Ancak burası coğrafik yapısı, konumu ve tarihi sayesinde özellikle son yıllarda turistlerin ilgisini çekmiştir. Mahalle, Uluabat Gölü kıyısında küçük bir yarımadada bulunmaktadır.

İlk yerleşim tarihi Roma dönemine kadar uzanan alanda bu dönemden kalıntılara evlerin temel taşlarında rastlamak mümkündür. Burası Apollon Krallığı‘nın merkezi olarak da bilinmektedir.

GÖLYAZI GEZİLECEK YERLER

Bursa Gölyazı oldukça küçük bir yer. Burada öncelikle görülmesi gerekenlerden biri Gölyazı’ya girdiğiniz zaman solunuzda kalan Aziz Panteleimon Kilisesi. Burası yakın bir tarihte restore edildiği için yeni bir yapı göreceksiniz. Kilise, Anadolu Rum Ortodoks kiliselerinin önemli ve özgün örneklerinden biridir. Yapım tarihi için bazı kaynaklar 19. yüzyıl sonu olduğunu belirtirken restorasyon çalışmalarında bulunan 1903 ibaresinin yapımının bitiş tarihi olduğunu düşündürtmektedir.

Aziz Panteleimon Kilisesi, üç nefli, dikdörtgen planlı bir bazilikadır. Mübadeleye kadar ibadete açık olan kilise, sonraki dönemlerde farklı amaçlar için kullanılmıştır. Bursa Nilüfer Belediyesi tarafından aslına uygun olarak restorasyonu gerçekleştirilen kilise, yenilenme çalışmalarından sonra kültürevi olmuştur.

Buradaki diğer gezilecek yerler arasında Göl Yazıevi de mevcuttur. Göl Yazıevi, yazar, şair, çevirmen, araştırmacı ve akademisyenleri Nilüfer’de bir ev ortamında ağırlamak, sakin bir ortamda çalışmalarını tamamlamalarına olanak sağlamak üzere hayata geçirilmiş bir proje.

GÖLYAZI – AĞLAYAN ÇINAR

Gölyazı’da görülmesi gereken önemli yerlerden biri de ağlayan çınar. Gittiğiniz zaman huzur bulacağınız kocaman bir çınar ve buranın arkasında yatan gözü yaşlı bir aşk hikayesi var. Ona bu ismi veren biyolog Mehmet Okatan ağacın girişindeki tabelaya şöyle yazmış: “Tarihin verdiği yorgunluktan yan yatmış bir ulu çınar… Lakin yaşamaktan umudunu kesmemiş. Uzanmış öylesine bağrı yanık, yaprakları hüzün… İçi kan ağlarcasına savaşlara, acılara, kara sevdalara, tercüman olurcasına; ardında sevgi bahçesi açmayan bir gonca gül. Önünde oluk oluk gözyaşlarının eseri koca bir göl.”

Ağlayan Çınar hikayesine göre yıllar yıllar önce bu bölgede Türkler ve Rumlar bir arada, kardeşlik içinde yaşarlarmış. Bir Türk genci olan Mehmet ile güzeller güzeli Rum kızı Eleni bu ortamda çocukluklarından beri bir arada yaşayıp birbirlerine olan aşklarıyla büyümüşler. Ancak daha sonra iki milletin arası bozulmuş ve düşmanlıklar başlamış. Burada yaşayan Rumlarla Selanik’te yaşayan Türkler’in nüfus mübadelesine karar verilmiş. Rumlar göç için yola çıktığında Mehmet, sevgilisinin de konvoyda olduğunu öğrenip onu bulmak istemiş.

Fakat Eleni’nin ağabeyi Yorgi çıkmış karşısına. Barışın bittiğini ve artık bir arada olamayacaklarını söylemiş. Mehmet ise aşkından vazgeçmeyince Yorgi bir anlık öfkesine yenik düşerek Mehmet’i vurmuş. Mehmet ise ölmeden önce son gücünü sevgiliyle buluşma yerleri olan çınara kadar gitmekte kullanmış. Çınarın oyuğuna sevgilisi için kanıyla şu notu yazmış “Canım sevdiğim, seni sonsuza kadar burada bekleyeceğim.” Eleni tüm bu olanlardan habersiz ailesiyle birlikte üzgünlük içerisinde yürürken sırdaşından neler olup bittiğini öğrenmiş. Konvoydan ayrılmış ve sevgilisini buluşma yerlerinde bulabileceğini tahmin ederek çınara gitmiş. Orada Mehmet’i ve kandan yazdığı notu görmüş. Son defa ölüsüne sarılmış ve onun yanında canına kıymış. Çınar ise onların bu hikayesini sonsuza kadar anlatmak için gözyaşları dökmüş. Günümüzde bu çınarın çevresinde çaycılar ve balık restoranları bulunuyor. Turistlerin epey ilgisini çeken bu ağaç, özellikle yaz aylarında yüzlerce çeşit kuşa yuva oluyor. Şehir karmaşasından kaçmak için ya da bu çifti anmak için oraya gidecek olursanız bu çınar sizi tüm heybetiyle karşılayacak ve gövdesinden süzülen gözyaşları bir kez daha anlatacak size bu hikayeyi…

GÖLYAZI KAHVALTI

Gölyazı dingin ve doğal atmosferiyle haftasonu kaçamakları için en iyi alternatiflerden biri olabilir. Burası için sandal turu yapabileceğiniz bir Venedik simülasyonu diyebiliriz. Kahvaltı için de seçenekler geniş. Pek çok restoran kahvaltı hizmeti veriyor. Daha el işi bir şeyler yemeyi tercih ederseniz göl kenarında tezgahta hamur açan teyzelerin gözlemeleri iyi bir seçenek olacaktır. Teyzeler ayrıca gözlemenin yanına zeytin ve reçel ikram ediyorlar. Fiyatlar da oldukça uygun. Güzel demli bir çay, teyze eliyle yapılmış güzel bir gözleme eşliğinde Gölyazı’nın tadını doyasıyla çıkarabilirsiniz. Manzarayla kahvaltı lezzeti birleşince tadı damağınızda kalacak.

BURSA GÖLYAZI ULAŞIM

Bursa merkezden Gölyazı’ya gidecek olursanız kat etmeniz gereken mesafe yaklaşık 44 kilometre olacak. Bursa’dan İzmir istikametine doğru giderken sol tarafta tabelası sizi karşılayacak.

İstanbul’dan gidecek olursanız İDO ve BUDO seferleri gayet uygun olacaktır. Yaklaşık 45 dakikada İstanbul’dan Bursa’ya ulaşmanız bu deniz otobüsleriyle mümkün. Bursa’ya ulaştıktan sonra da Gölyazı harita yardımıyla rahatça bulabileceğiniz konumda. Toplu ulaşım araçlarıyla da bu tarih kokan yere gidebilirsiniz. Küçük Sanayi İstasyonu’ndan kalkan 5-G otobüsü ile yolculuk yapmak mümkün.

BURSA GÖLYAZI NEREDE KALINIR?

Buraya ulaştığınızda ayrılmak istemeyeceksiniz. Günü birlik geldiyseniz bile tatili uzatmak için bahaneler aramaya başlayabilirsiniz. Buradan size Gölyazı otel seçenekleriyle ilgili bilgi verelim. Kahvaltı dahil bir gecelik iki kişi kalabileceğiniz otel fiyatları sezonda yaklaşık 140 Türk Lirası’ndan başlıyor. Kahvaltı hizmeti de fiyata dahil. Fiyatlar konfor beklentinize göre 400 Türk Lirası’na kadar çıkabiliyor.

*Fiyatlar Mart 2017 tarihinde güncellenmiştir.

Gölyazı