Türkiye’de İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan Niğde şehri, tarihî açıdan öneme sahip pek çok anıtı sınırlarında barındırıyor. Bunların büyük bir kısmı ise şehrin doğusunda yer alan Alaaddin Tepesi’nde görülebiliyor.

Niğde Kalesi
Niğde Kalesi

Kimilerinin eski şehir merkezi olarak da adlandırıldığı bu tepede yakın zamanda restore edilen bir kale, Rahmaniye Camii, Sokullu Mehmet Paşa Bedesteni, Ermeni ve Rum Kiliseleri, Alaeddin Camii, Sungur Bey Camii, Hatıroğlu Çeşmesi ve Nalbantlar Çeşmesi gibi Niğde’nin ve ülkemizin tarihini yansıtan pek çok yapıyı bir arada görmek mümkün oluyor.

Gelin bu yapılar arasından öne çıkanları daha detaylıca inceleyelim.

Alaaddin Tepesi

Niğde şehrinin doğusunda bulunan Alaaddin Tepesi, şehrin en yüksek alanıdır. Bu alanın kuzeyinde iç kale, güneyinde Alaaddin Camii, Rahmaniye Camii ve Saat Kulesi ile geniş bir park yer almaktadır. Bu bölgede 1960’larda yapılan kazı çalışmaları sonucunda çıkarılan seramik parçalarından bu alanın Frig, Bizans, Osmanlı, Selçuklu ve Roma dönemlerinde kullanıldığı varsayılmaktadır.

Alaaddin Camii

1223 yılında dönemin sancak beyi Ziynettin Beşare tarafından yaptırılan Alaaddin Camii’nin kitabesine bakıldığında caminin mimarlarının üstat Sıddık ve kardeşi Gazi olduğu görülmektedir. Dönemsel olarak yapılan bakım ve onarım çalışmaları ile günümüze kadar yaşayan Alaaddin Camii orijinal özelliklerini halen büyük ölçüde korumaktadır.

Caminin doğuya bakan kapısında enteresan bir detay mevcuttur. Yaz mevsiminde 09.30 – 11.00 saatleri arasında doğu tarafındaki bu kapıya bakıldığında oluşan gölgeler ile “Taçlı Kadın Başı”nın ortaya çıktığı görülmektedir. Bir efsaneye göre, bunu yapan ustanın Niğde sancak beyinin kızına âşık olduğu ve onunla evlenemeyeceğini bildiğinden aşkını bu şekilde ölümsüzleştirdiği düşünülmektedir.

Camide tek şerefeli minare bulunmaktadır. Mimarî açıdan klasik Selçuklu camilerinin mimarî unsurlarını taşımaktadır. Anadolu’ya özgü taş süslemelerin ilk örnekleri de burada görülebilmektedir.

Rahmaniye Camii

1747 yılında Abdurrahman Paşa tarafından yaptırılan Rahmaniye Camii mimarisine bakıldığında dikdörtgen planlı ve düz damlı cami sınıfında bulunduğu görülür. Yapılan onarım çalışmaları ile orijinalliği büyük ölçüde korunmuş olan caminin duvar ve minaresinde sarımtırak renkli trakit taşı kullanılmıştır. Caminin içerisindeki en dikkat çekici süslemeler mihrapta yer almaktadır. Caminin süslemelerinde dönemin göstergesi olan barok süslemeler de dikkat çekmektedir.

Sungur Bey Camii

Sungur Bey Camii
Sungur Bey Camii

Sungur Bey Camii için bir inşa kitabesi mevcut değildir. Ancak belirli çalışmalar sonucunda 1335 yılı civarında yapıldığı varsayılmaktadır. Niğde Valisi Sungur Bey tarafından yaptırılmıştır ve ne yazık ki mimarı bilinmemektedir. Sadece minber ve kuzey taç kapısındaki ahşap kapı kanatlarını Hoca Ebubekir’in yaptığı düşünülmektedir. Pek çok onarım yapılarak orijinalliği büyük ölçüde günümüze kadar aktarılan Sungur Bey Camii halen fonksiyonunu korumaktadır. Caminin minberindeki sedef kakmaları dönemin ilk örneklerden biri olması açısından oldukça önem taşımaktadır.

Hatıroğlu Çeşmesi

Hatıroğlu Çeşmesi orijinalliğini büyük ölçüde koruyarak günümüze gelmiş, fakat fonksiyonunu yitirmiştir. Eser, sarımtırak renginde ince yonu trakit taşından kuzey – güney yönünde hafif eğimli bir alan üzerine inşa edilmiştir. Çeşme dıştan 1,32 x 4,05 x 4,55 metre boyutlarındadır. Ön cephe taş kornişle nihayetlenmekte ve üstü kesme taş kaplama düz çatı ile düzenlenmiştir. Çeşme oldukça sade olup monotonluğu kısmen mermer kitabeyle giderilmeye çalışılmıştır.

Nalbant Çeşmesi

Nalbant Çeşmesi orijinal özelliğini kısmen yitirmiş olup, dikdörtgen biçimde olan çeşme 0,82 2,80 x 4,10 metre boyutlarındadır. Ön cephe, ortada teknenin bulunduğu ana bölüm ile iki tarafında yer alan suluklardan oluşur. Süsleme olarak Barok sanatının kendini gösterdiği çeşmede orta kısımdaki yüzeysel niş, yuvarlak sağır kemerlerle son bulur. Kemer dikine silmeli sorguçla dekore edilerek, iki yanına simetrik kıvrık dallar yerleştirilmiştir. Ayrıca nişin üst kısmı dış motiflerinden oluşan yüzeysel yuvarlak kemerlerle hareketlendirilmiştir. Nişin ortasında musluk deliği ise çelenk motifi ile son bulmuştur. Çeşmenin cephesi nişlerin üst kısmından itibaren profilli yatay silmeyle ikiye bölünmüş ve alınlık kısmına mermer inşa kitabesi yerleştirilmiştir. Kitabe altına bir kılıç ve iki rozet motifi işlenmiştir. Kitabenin üzerinde yine çelenk içinde dua kitabesi vardır. Ayrıca kitabenin köşelikleri lale, ortası tam çelenk, üst, alt ve yan kısımları yarım çelenk motifleriyle bezenmiştir.