Urartu medeniyetine uzun yıllar boyunca ev sahipliği yapan Van şehrinin merkezinde bulunan ve Urartu medeniyetinden kalan en nadide yapılardan biri olan Van Kalesi Van Gölü’nün karşısında bir kaya kütlesi üzerine kurulmuş ihtişamlı bir kaledir. Bu ihtişam, Kale’ye ulaşmanın zor olduğunu düşündürtmesin, çünkü yakın zamanda yapılan restorasyonlar sonucunda Kale’ye eklenen tırmanma merdivenleri ile kolayca çıkabilirsiniz.

Van Kalesi
Van Kalesi

Van Kalesi Hakkında Bilgi

Urartuların MÖ 9. yüzyılda yerleşip 250 yıl hüküm sürdüğü Van Kalesi, başkent niteliğiyle Demir Çağı’nın en benzersiz ve etkileyici kentlerindendir. Kale’nin kuzeyinde aynı doğrultuda bulunan Van Kalesi Höyüğü ve güneyinde Eski Van şehri yer almaktadır. Van Kalesi Höyüğü’nde yaklaşık beş bin yıllık bir yerleşme kültürünün izleri mevcuttur. Eski Van Şehri’nde ise yaklaşık 800 yıllık bir kent dokusu görülmektedir.

Van Kalesi Nerededir

Van kalesi Van il merkezinin sınırları içerisinde olup, merkeze 5 km mesafede bulunmaktadır. Van ovasında, doğu-batı doğrultusunda uzanan bir kaya kütlesi üzerine kurulmuştur. Kayalık, 20-120 m arasında değişen genişlikte, 1.800 m uzunluğunda ve 100 m. yüksekliğinde bir kütleye sahiptir. Güneyden sarp ve dik, kuzeyden ise eğimli bir topografik özellik göstermektedir. Üç bölümlü Kale’nin kuzeydeki çıkış yolu, batıdan doğuya doğru hafif rampa şeklindedir. Van Kalesi’nin üzerinde bulunduğu kayalığın eski devirlerde Van Gölü ile birleşik olduğu düşünülmektedir.

Van Kalesi’nin Tarihi

Tuşpa adıyla uzun süre Urartu Devleti’nin başkentliğini yapan Kale, Urartu kralı I. Sarduri tarafından MÖ 840-825 tarihleri arasında kurulmuştur. Kale’de Urartular döneminden kalma Madır (Sardur) Burcu, Analı-Kız Açık Hava Tapınağı, 1. Argişti, Kurucular, Menua ve II. Sarduri Kaya Mezarları, Bin Merdivenler ile ana kayaya oyulmuş sur duvarları ve sur duvar yatakları bulunmaktadır. Kale’deki kalıntılara, Urartulardan sonra Osmanlı’ya kadar Pers yazıtı dışında herhangi bir ekleme gelmemiştir.

Doğu tarafındaki sur ve kuleler, kuzey batıya bakan kale giriş kapısı, tahkimat ve diğer beden duvarları, Yukarı Kale, Süleyman Han Cami ile minaresi ve askeri amaçlı yapılmış çeşitli kerpiç ve taştan yapılar, Osmanlı döneminden kalmadır. Tahkimatı sağlayan beden duvarları, burçlar ve kuleler moloz taş, kerpiç ile kesme taş malzeme ile yapılmıştır. Bu duvar ve tahkimatlar, kuzeyden Kale’nin siluetini oluşturmaktadır. Osmanlı döneminde Kale tamamen askeri amaçlı olarak kullanılmıştır. Asıl şehir Kale’nin güneyinde kurulmuştur. Burası da surlarla çevrilmiştir. 1915’ten sonraki dönemde tahrip olmuş haliyle günümüze ulaşmıştır.

Van Kalesi Efsanesi

Hemen hemen bütün şehirlerimizin kendilerine has hikâyeleri, efsaneleri vardır. Fazla yaygın olmamakla beraber, Van şehrinin ismiyle ilgili Van Kalesi’ni de içeren şöyle bir rivayetten söz edilir: Van Kalesi Urartu devletine tarihlense de rivayete göre Asur kraliçesi Semiramis tarafından yaptırılmıştır. Semiramis, Mezopotamya bölgesinin üst kısımlarına yayılan koca bir ülkeye hükmeden, dediği dedik, astığı astık, kestiği kestik ve dünyalar güzeli bir kraliçedir. Ancak gönlüne göre birini bulamamıştır; ta ki Van’ın Muradiye kazasının kuzey yamaçlarına bir sefere çıkana kadar. Semiramis, bu sefer sırasında bölgenin hâkimi olan “Ara” adında genç bir hükümdara gönlünü kaptırır. Güzel olduğu kadar mağrur da olan kraliçe, bu sırrını kimseye açıklayamaz. Savaş devam etmektedir. Semiramis’in kuvvetleri tüm bölgeyi ele geçirirler. Ancak son saldırı sırasında Hükümdar Ara öldürülür. Haberi alan Semiramis, Ara’ya olan aşkını yüreğine gömer ve hemen dönüş emrini verir. Dönüş yolu üzerindeki bugünkü Van’a gelirler.

Van Kalesi Efsanesi
Van Kalesi Efsanesi

Van’ın zümrüt yeşili bağ ve bahçeleri arasında, Van Gölü’nü çok beğenen Kraliçe’nin en fazla dikkatini çeken yeşillikler arasından göle doğru uzanan heybetli bir kaya parçası olur. Ara’nın hâtırasına bu kayalık üzerinde bir kale inşa ettirmeye karar verir. Kısa süre içerisinde kale yapılır, eteğinde şanına uygun bir şehir kurulur. Şehrin adını da “Şamrangerd” bırakırlar. Aradan yıllar geçer.

Ara’nın acısıyla yanan yürek, bu defa da sıla hasretine yenik düşer. Memleketine dönmeye karar veren Kraliçe Semiramis, kaleyi ve kurduğu şehri “Van” adındaki bir komutanına bırakarak ülkesine döner. Şehrin bugünkü adının bu komutandan geldiği rivayet edilir.

Van Kalesi Mağaraları

Urartu kalelerinde tapınak ve saray gibi dini ve idari yapılarla birlikte, değişik boyutlarda depo binaları da inşa edilmiştir. Van Kalesi’nin içi de bu türden mağara benzeri yapılar barındırmaktadır. Hükümdar Aramu’dan sonra Urartu tahtına oturan I. Sarduri (MÖ 840-830) krallığın başkentini Tuşpa’ya taşıyarak bugünkü Van Kalesi’nin de kurucusu olmuştur. Kalenin batı yüzündeki birbirinin aynı, fakat farklı satır uzunlukları olan 6 yazıt bulunmaktadır.

Bu yazıtlardan biri, Sardur tarafından yaptırılan Sardur Burcu’nun yanında ana kayaya oyulmuş küçük bir pano içerisindedir ve “Tanrı Haldi’nin kudretiyle, İšpuini oğlu Menua bu tahıl deposunu yaptırdı” yazar. Bu yazıt Asur dilinde yazılması ve Urartu’nun ilk yazılı belgesi olması nedeniyle önemlidir. Van kalesi ndeki mağaraların bir kısmı da kralların mezar odalarıdır.

Bunlardan biri de Kale’nin kuzey batı ucundan yukarıya doğru çıkıldığında görülen Urartu kralı Argesti’nin mezar odasıdır. Kalenin güney kesiminde kralların oturduğu taş odaların ve düzgün planlı mezar odalarının olduğu görülmektedir. Van Kalesi’nin içindeki mağaraları oluşturan bu yapılar ana kaya içine oyularak inşa edilmiştir. Osmanlı döneminde bu mezar odaları depo ve cephanelik olarak kullanılmıştır. Yine Osmanlı döneminde Van Kalesi’nin içine bir cami, minaresi ve bir su kulesi yapılmıştır. Bu yapılardan hiçbiri günümüzde kalmamıştır.

Van Kalesine Nasıl Gidilir

Van kalesi Van şehir merkezine 5 km uzaklıktadır. Kale’nin şehrin merkezinde olmasından ve çok fazla sayıda ziyaretçi çekmesinden dolayı ulaşım gelişmiştir. Beşyol Mevkii’nden kalkan kale dolmuşları ve otobüsleri 15 dakikada sizi kaleye ulaştıracaktır.